Okul hayatımın sonuna gelip ofis ortamlarına kendimi yavaşça alıştırmaya çalıştığım bu sıralarda favori parçamın ne olduğunu tahmin edin? Tabii ki Blazer Ceketler! Ama öyle sıradan, babamın dolabından almışım gibi duranlar değil. Benim takıntılı olduğum, benim için bu sezonun en havalı ve en feminen modeli: Bele oturan, ''Kum Saati'' Silüetli Blazerlar!

image credit : @alenakout

Hayatınızda bir ceketin size bu kadar iyi hissettirdiğini hiç gördünüz mü? Ben görmedim. Bu ceketler omuzları vurgularken beli sıkıca sarıyor ve sonra kalça üzerine doğru hafifçe açılıyor. Sonuç mu? Süper güçlü, süper şık ve inanılmaz orantılı bir görünüm!

Fiziğiniz nasıl olursa olsun, her şekilde size ayak uyduruyor, belinizin olduğundan daha ince görünmesini sağlayarak kombininizi bir üst seviyeye taşıyor. Jacquemus, Givenchy ve Shushu Tong gibi markalarda gördüğümüz bu model sadece giyinmek için değil, bir duruş sergilemek için var!

Bu ceketlerin olayı, kusursuz terzilikle geliyor olması. Sıradan ceketlerin aksine, bu parçalar adeta bir vücut heykeltıraşı gibi çalışıyor. Bu ceketler sayesinde, ne giyerseniz giyin, kombininiz anında "pahalı" ve "şık" görünüyor. İster en basit jean’inizle ister bir kalem etekle giyin; o bele oturan form, tüm kombininize bir ağırlık ve profesyonellik katıyor.

Ofis hayatına adapte olurken ihtiyacım olan karizmatik görünüm tam olarak bu!

Ayrıca bu ceketler öyle çok yönlü ki hem iş hayatımda hem de sosyal hayatımda kombinlerimde kullanabilirim. Ofiste giydiğim Siyah Bele Oturan Blazer'ın altına siyah bir mini etek geçirip Dilara Fındıkoğlu vibe'ını yakalayabilirim ya da hafta sonu arkadaşlarımla Nişantaşı'na kahve içmeye giderken kahverengi bir kumaş pantolonun üzerine geçirdiğim Kum Kadife Blazer ile rahat ve şık olabilirim.

Bir avantajım da şu ki, canım oversize bir blazer ceket giymek istediğinde hâlâ babamdan çalabilirim ama babam benim kum saati blazerlarımı çalamaz...Win-win!